Dijital Medya

İşte sürücüsüz araçların bilinmeyen 4 özelliği

Written by Kamil Arlı

Jetgiller çizgi filmini hepimiz hatırlarız. Evde her işi halleden insansı bir robot, uçan araçlar, bir tuş basımı kolaylığında işler… Teknoloji hızla ilerlese de henüz bir çizgi filmin ufkuna ulaşamadık. Uçan araçlara uzağız ama yeni bir gelişme var karşımızda. Sürücüsüz araçlar yakında hayatımıza girecek gibi görünüyor. Tabii bu araçlar ne kadar ileri teknolojiye sahip olsa bile İstanbul trafiğine çıkabilecek mi emin değiliz. Zira yollardaki bir sürü trafik canavarı herkesin malumu.

Yakın zamanda polisin Google’ın sürücüsüz aracını kenara çektiğini öğrendik. Sebebi ise aracın çok yavaş gitmesi. Polisin daha sonra serbest bıraktığı araçla ilgili açıklama yapan Google, aracın kenara çekilmesinin aslında araca olan ilgiden kaynaklandığını söylüyor. Şimdiye kadar birçok firma sürücüsüz araç çalışmalarında bulunsa da ilk gerçek örneğini ortaya koyan Google oldu. Google araçların 2,25 milyon km’den fazla otonom sürüş yaptığını ve bir kez bile ceza almadığını söylüyor. Şu ana kadar 17 kaza meydana geldiğini belirten yetkililer bunların tümünün insan sürücülerden kaynaklandığını ifade ediyor.

Bundan 12 yıl önce Amerika’da ilk sürücüsüz araç yarışı yapıldığında kimse bu kadar kısa sürede böylesi gelişmelerin yaşanacağını tahmin etmezdi eminiz. Çünkü yapılan yarışmada yarışmacıların hiçbiri 240 km’lik parkuru tamamlayamamıştı. En başarılı araç sadece 11 km sonra yolda takılı kalmıştı. Bir sonraki yıl ise yarışmaya katılan 23 araçtan sadece 5’i bitiş çizgisini geçebildi. Aradan geçen 12 yılın ardından şimdi Amerika’da sokaklarda Google’ın sürücüsüz araçlarını görebiliriz.

Sürücüsüz araçlar hayatımıza ne getirecek dersek, en büyük değişiklik daha güvenli bir yolculuk olacak. Türkiye’de 2014 yılında toplam 1 milyon 199 bin 10 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 3 bin 524 kişi hayatını kaybederken 285 bin 59 kişi yaralandı. Sayılara baktığımızda trafik canavarlarının cirit attığı yollarda otonom araçları dört gözle bekleyeceğimiz ortada. Tesla da sürücüsüz araç üzerine çalışan kurumlardan biri. Kurucusu Elon Musk tam otonom araç üretmenin o kadar kolay olmadığının, bunun için iki yıla ihtiyaçları olduğunun altını çiziyor. İki tonluk bir ölüm makinesini bir insanın sürmesine izin vermenin mümkün olmadığını söyleyen Musk, “Bu çok tehlikeli.” diyor.  Google’ın yaptığı araştırmalara göre 2035-2050 yılları arasında sürücüsüz araçlar yaygınlaşacak.

Sürücüsüz otomobillerle ilgili hukuki düzenlemelerin bitmek üzere olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda işin bir de etik kısmı tartışılıyor. “Acaba sürücüsüz bir otomobil olası bir durumda yayayı mı koruyacak yoksa yolcuyu mu?” sorusu kafaları meşgul ediyor. Aynı ahlak kanunları aracın en fazla kişiyi mi koruyacağı sorusunu cevaplamaya uğraşıyor.

Otonom araçlardaki işte o 4 yeni özelliği

1- Mikrofon: Araçlardaki mikrofonlar verilen komutlara uymayı, yol seslerini algılamayı sağlıyor. Bu, hattın diğer ucundaki komuta merkezi veya Siri’nin anlamasını sağlıyor.

2- Ultrason: Aracın ön ve arkasına yerleştirilen ultrason sensörleri sayesinde aracın çevreden gelecek tehlikeleri ölçmesi sağlanıyor. Aynı zamanda kendi kendine park etmesi için de kullanılıyor.

3- Radar: Aracın çevresine ve diğer araçlara güvenli bir mesafede yol almasını sağlıyor. Aniden gelişen durumlarda (öndeki aracın ani freni vs.) çarpışmayı hafifletici durum da sağlıyor.

4- V2V: Çevredeki araçlara kendi konumunu sinyal göndererek ve diğerlerinin konumunu algılayarak sürücülerin göremeyeceği tehlikeleri algılıyor. (Kamyonun arkasında kalan fakat yaklaşmakta olan bir bisikletli gibi.)

Kaynak: Sarra Atay Arlı

About the author

Kamil Arlı

Dijital Medya Danışmanı

Leave a Comment